• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 3 °C

YENİ YIL VE YENİ UMUT

Mert Ünsal

Terörizm sarmalında yaşamaya mecbur bırakıldığımız bu günlerde yeni yıla umut ile girerken, hainler umudumuzu bizden almaya kast ettiler. Tabı ki Büyük Türk Milleti bu oyunlara gelmeyecek, birlik ve beraberliğimize kast eden hainler,  üstünden astına kadar gereken cezayı bulacaktır. Yeri gelmişken; Terör kurbanı tüm şehitlerimize Allahtan rahmet, ailelerine sabırlar niyaz ederim.

 

Bu tür olaylar olduğunda bazı yorumcuların; Konuyu  akıl ile yorumlayacaklarına, yorumlarına  gizem katmalarını, akıldan uzaklaşarak olmayan korkuları yaratmalarını  doğru bulamıyorum. Hemen suçu bir üst akla atmak, topu taça atmaktan başka bir şey değil. Kimine göre üst akıl; İlluminati, kimine göre mason, kimine göre ''Society of Skull and Bones'', kimine göre siyonistler,Rockefeller, evengelistler vs... olarak bu liste uzar. Kimine göre ülkede 1970 li yıllardan beri dillere penesek olmuş  derin devlet söylemide, benim için aynı ölçekte spekülatif düşünceler. Aslında olay çok çetrefili değil. Dünyadaki enerji, su, kaynaklarında, jeopolitik açıdan anahtar olmuş bölgelerde, yıllardır kan ve göz yaşı var. Jeopolitiği sadece askeri gözle değerlendirmeyelim. Jeopolitiğin yansıra, Enerji nakil hattı nın merkezinde olduğumuz kadar, ''uyuşturucu'' nun geçiş yollarında olmamızın da  bedelini ödüyoruz.

 

Bu noktada birde şunu düşünelim: Dünya da felsefi derinliği olan bir tane devlet başkanı var mı? Süper güçlerin başındaki Devlet başkanları, ulusal çıkarlar maskesi altında, kendi ülkelerinin sermaye guruplarına hizmet ederken, en acımasız planların hayata geçmesine bilerek yada bilmeyerek araç olmuyor mu? Dünya barışı adına, en az 50 yıllık savaşsız bir dünya için mutabık kalma konusunda hiç bir araya geldiler mi? Hangi lider '' Yurtta sulh Cihanda sulh'' diyebildi? Mustafa Kemâl Atatürk  bütün bunları 90 yıl öncesinden o kadar güzel analiz etmiş ki. Bu acımasız dünya gerçeğine karşı Mustafa Kemâl Atatürk kurtuluş mücadelesini verdikten sonra siyasi, içtimai  ve ekonomi alanlarında çok ciddi reformlar yaptı. Seküler yönetimi mezhepsel, dini veya siyasi görüş ayrılıklarının pan zehiri olarak gördü. Bu yaklaşım aslında Avrupa nın ta 1200 lü yıllarda hayata geçirmeye gayret ettiği bir görüştü. Ne yazı ki bizim bunu görmemiz yüzyıllar sonra olabildi. Bu günün Türkiye’sine objektif bir şekilde bakacak olursak,  dindar ve kindar nesil yetiştirmek uğruna, önce eğitim sistemi bozuldu, bozulan eğitim sisteminin devamı olarak binlerce cemaat  mensupları bürokrasiye sızdılar. Türkiye Cumhuriyeti' nin köşe taşları yerinden oynatıldı. Ve bu taşları yerine ancak akıl ve hikmet ile oturtabiliriz. Burada ki hikmet hurafelerden, yeni korkulardan müstesna olmalı. Kendilerini aydın telâkki eden, homo spien spienis ler; yeni korkular, hayalden desteklenen hurafeler ile insanlara ulaşmayı çekici hâle getirir ise, yaşadığımız topluma yararlı olmak adına çok daha büyük yeni yıkımlara neden olabileceklerini düşünmelidirler.  Bu nedenle her kesi metânete ve reel veriler ile yorumlar yapmaya davet ediyorum.

 

Türk Milleti kederde ve sevinçte Devletiyle bir bütündür. Bu tür olaylar bizim bu birliğimizi perçinlerken, devleti yönetenler ‘’ nerede yanlış yapıyoruz’’ sorusuna cevap aramalı, hatalar ile yüzleşmelidir.Toplumu kutuplaştırmadan, ötekileştirmeden, Millî Mücadele ruhu içinde bu günlerinde üstesinden geleceğiz.

 

Sözüme son verirken illede ''Umut'' illede '' Umut'' diyorum.

Bu yazı toplam 381 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 İnter Türk TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.